Kabine Toplantısı Sona Erdi. Kısıtlamalarla ilgili açıklama » Kamu BilgiKamu Bilgi

8 Haziran 2021 - 10:09

Kabine Toplantısı Sona Erdi. Kısıtlamalarla ilgili açıklama

Kısıtlamalarda esnemeye gidilip gidilmeyeceğinin belli olacağı kabine toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan önemli açıklamalarda bulunuyor

Kabine Toplantısı Sona Erdi. Kısıtlamalarla ilgili açıklama
Son Güncelleme :

01 Şubat 2021 - 20:37

Kritik toplantı sonrası işte Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları;

“2021 yılını yeni bir şahlanış yılı haline getirme gayreti içindeyiz. Sadece Ocak ayında milletimizin hizmetine sunduğumuz eserlerin kısa bir özeti bile kat ettiğimiz mesafeyi göstermeye yeterli olacaktır. Fırat nehri üzerinde inşa ettiğimiz Kömürhan köprüsü, bağlantı tünel ve yolunu hizmete açtık. Bu eser ülkemizin doğu-batı ve kuzey-güney ulaşım ağının en önemli noktalarından biridir.

Ülkemizde bir mikro uydu fırlatma tesisi kurma çalışmalarına başladık.

Türksat 5A uydumuzu 8 Ocak’ta Amerika’dan yörüngesine yolcu ettik. İnşallah 5B’yi de önümüzdeki yaz uzaya fırlatacağız. Ülkemizde bir mikro uydu fırlatma tesisi kurma çalışmalarına başladık. Çok uzak olmayan bir tarihte ülkemizin ve dostlarımızın uydularını kendi tesislerimizden uzaya göndereceğiz. Uzay ve uydu teknolojileri konusunda ülkemizi marka haline getirmekte kararlıyız. Gençlerimizin 2053 vizyonunun altyapısına yapacağımız en büyük desteklerden biri olduğuna inanıyoruz. Diyarbakır Deregeçit Köprüsü ve bağlantı yollarını hizmete açtık. Yılın ilk kabine toplantımızdan önce de Türkiye Geleneksel Spor Dalları Federasyonumuzun resmi açılışı vesilesiyle gençlerimizle bir araya geldik.

Tarihimizin en yüksek ihracatla kapatan iş insanlarımızın yanlarında olmayı sürdüreceğiz

Geçtiğimiz yılı 169,5 milyar dolar gibi tarihimizin en yüksek ihracatla kapatan iş insanlarımızın yanlarında olmayı sürdüreceğiz. Milli Saraylar Resim Sergisi’nin açılışını 15 Ocak’ta yaptık. Kültür ve Turizm Bakanlığımız özel ödüllerini müzecilik alanında çalışmaları ile ülkemize değer kazandıran kuruluş ve sanatçılarımıza takdim ettik. Türkiye Genç İşadamları ile bir araya geldik. 23 Ocak’ta İstanbul firkateyni denize iniş ve üçüncü gemi ilk kaynak törenine katıldık. Türk savunma sanayinin, denizcilik sektöründe ulaştığı seviyeyi bir kez daha görme imkanı bulduk Ardından Diyarbakır Silvan, Ergani barajının açılış törenine canlı bağlantıyla iştirak ettik. Silvan barajının gövde dolgusunu tamamlarken Babakaya ve Silvan tünellerinin inşaatlarına hız verdik. İnşallah inşalarını hedeflediğimiz tarihlerde mutlaka tamamlayarak Diyarbakır topraklarını bölge ve ülkemiz için önemli bir kazan kaynağı hale getireceğiz. Elazığ ve Malatya depreminin yıldönümünde Elazığ’a gittik. Depremin 6. ayından itibaren toplamda 8 bin konutun anahtarlarını sahiplerine verdik. Geri kalanları yaz aylarına kadar tamamlamış olacağız. Aynı şekilde Malatya’da 6 bin konutun tamamını yaza kadar bitirip hak sahiplerine sunacağız.

Reformlar olacak

Reform dinamik bir süreci ifade ediyor. Dünyanın ve Türkiye’nin değişim şartlarına, milletimizin ihtiyaçlarına göre yeni reform gündemlerini oluşturmak bizim vazifemizdir. Daha düne kadar kendi çocuklarına dahi üniversite eğitimi sunamayan bir ülke bugün 200 bin yabancıya yükseköğrenim sağlayan bir Türkiye’nin eğitim yaklaşımı aynı olabilir mi?

Geçmişte kendi vatandaşlarının asgari ihtiyaçlarını karşılayacak sağlık, ulaşım, enerji, sanayi, teknoloji, şehircilik, çevre, spor altyapısına sahip olmayan ülkenin ihtiyaçlarıyla bugünün ihtiyaçları aynı olabilir mi?

Hayatın bir gerçeği olan değişimin dışında kalan veya değişimi doğru istikamette yönlendiremeyen toplumların acı tecrübe ve yıkımlarını yanı başımızda bizzat görüyoruz. Dünyanın her yerinde köklü siyasi, sosyal, ekonomik çalkantılar yaşanırken Türkiye’nin olduğu yerde çakılıp kalması elbette düşünülemez.

Ülkemiz yıllarca statükoya teslim olduğu için büyük bedeller ödemiştir. Bu defa küresel, siyasi, ekonomik değişimin önünden giderek kendi inisiyatiflerimizi hayata geçirmek suretiyle hayata geçirmeye çalışacağız. Ekonomiden, güvenliğe bölgesel ve siyasal liderlik politikası izlemektedir ülkemiz.

Hukuki ve ekonomik reform paketlerinin hazırlıklarını bir süre önce başlatmıştık. Adalet Bakanlığımız hukuki reform, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ekonomik reformlarla ilgili teknik çalışmalarını hamdolsun belirli bir seviyeye getirdi.

İlgili tüm bakanlıklarımız, kurumlar, sivil toplum kuruluşları ile görüşmeler yapıldı. Ortaya konulan tespit ve teklifler çerçevesinde her kesimin ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak taslaklar ortaya çıktı. Şimdi bu taslakları hem kendi içimizdeki kurullarımız ve Cumhur İttifakı ortağımızla değerlendirerek inşallah bir noktaya getireceğiz.

Yeni anayasa çalışmaları

Kapsamlı bir çalışmayı kamuoyuyla paylaşacağız. Yasamanın alanı ile ilgili konularla ilgili Meclis, idari alanda Cumhurbaşkanlığımızda gereken müşahhas adımları atmaya başlayacağız. Ne kadar değiştirirsek değiştirelim Anayasa’nın ruhuna dercedilen darbe ve vesayet izini silmek mümkün olmuyor. Daha önce yeni bir anayasa girişiminde bulunmuştuk. Meclis’te sandalye sayılarına bakmadan tüm partilerden eşit temsilcileri ile başlatılan çalışmalar CHP’nin süreci tıkaması ile maalesef neticeye ulaşamamıştır. Türkiye’nin yeni bir anayasayı çalışmasının vakti gelmiştir. Öyle terör örgütüyle iltisakların gölgesinde yürütülebilecek bir iş değildir. Milletin göz önünde ve onun temsilcilerin tamamın katılımıyla şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi, ortaya çıkan metnin mutlaka milletin takdirine sunulması gerekmektedir. Önümüzdeki yeni dönemde yeni anayasa için harekete geçebiliriz.

Koronavirüs salgını son 1 yılda ülke ayrımı yapmaksızın tüm dünyada üretim, tüketim, ticaret, yatırım, turizm ve sosyal hayatını d erinden etkileyen sıkıntılara yol açtı. Hasarın boyutunu gösteren çok çarpıcı rakamları paylaşmak istiyorum. Son tahminlere göre 2020 yılında küresel ekonominin yüzde 3,5, gelişmiş ülkeler yüzde 4,9 ve gelişmekte olan ülkelerin yüzde 2,5 oranında küçülmesi bekleniyor.

Bu oranlar yaşanan krizin ne kadar derin olduğunu işaret ediyor. Bu denli ekonomik küçülme aynı zamanda işsizlik demektir. 2020 yılında çoğu gençler ve kadınlardan oluşan 255 milyon iş kaybı yaşandı. Bu iş kayıplarının ekonomik değeri 4 trilyon dolara yakın.

Bizi dünyadan ve özellikle gelişmiş ülkelerden ayarın avantajlarımız var. 18 yıldır sağlığa, sosyal güvenliğe, sanayiye, teknolojiye büyük yatırım yapan ülkeyiz. Yatırımlarımızın karşılığını işte bugünlerde alıyoruz. Milletimiz azmini, çalışkanlığını, yardımseverliğini tüm dünyaya gösterdi.

İstihdamda en yüksek seviyeye ulaştık.

Salgın şartlarına rağmen 16 milyonluk turist sayısına ulaştık. İhracatçılarımıza stok finansman desteği sağladık. Dijital ortamda yapılan pazara giriş çalışmalarını destekledik. Belirli sektörler için mücbir sebep ilan ederek vergi yükümlülüğü ve SGK prim ödemelerini 6 ay erteledik. 29 milyar lira vergi alacağı ve 40 miyar lira SGK alacağını erteledik.

Yurt içi yolcu taşımacılığı, eğitim, öğretim hizmetleri, yeme içme, sinema ve konaklama hizmetlerini KDV oranını yüzde 1’e indirdik. Vergi indirimleriyle 2021’de yaklaşık 12,5 milyar lira vergiden vazgeçmiş olduk. Vergi dairelerine, SGK, Gümrük idaresine ve belediyeye ödenecek vergi, primlerin yeniden yapılanmasını sağladık.

Salgın sebebiyle faaliyetleri tamamen durdurulan kıraathane, kahvehane, internet kafe ve sinema salonu gibi işletmelerin mücbir sebep hükümleri kapsamında vergi yükümlülüklerini erteledik. Küçük esnafımızın tamamına, gelir kaybına uğrayan esnaflarımıza hibe şeklinde destekler vermeye başladık. Taksi, dolmuş, servis işletmecileri, pazarcılar, terziler, oto tamircileri gibi basit usule tabi tüm esnaf ve sanatkarımızı doğrudan destek ödemesi kapsamına aldık.

1 milyon 240 bin esnafımız 3 ay süreyle ayda 1000 lira almaya devam edecek. Esnafımıza büyükşehirlerde 750 diğer şehirlerde 500 lira kira desteği ödemesi yapıyoruz. Esnaflarımıza 5 milyar liranın üzerinde nakdi destek veriyoruz. Lokanta, restoran, kafe sahibi esnaflarımıza yeni bir hibenin müjdesini geçtiğimiz günlerde açıkladık.

İnşallah bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da esnaf, sanatkar, üretici ve vatandaşımızın yanında olmayı sürdüreceğiz.

Uyguladığımız ekonomi politikaların olumlu etkileri üçüncü çeyrekten itibaren makro ekonomik verilerimize yansımaya başladı. Mevcut yılı yüzde 1’in üzerinde bir büyüme ile kapatacağımıza işaret ediyor. Ekonominin üretim, tüketim ve yatırım harcamaları ve ihracat tarafı oldukça güçlü seyrediyor. İstihdamda en yüksek seviyeye ulaştık. Amacımız yatırımların çoğalması ve rekabet gücünün artmasıdır. Müteşebbislerin salgına rağmen yatırımlarını arttırdıklarını görüyoruz. Toplam 10 bin 505 adet yatırım teşvik belgesi düzenledik. 238 milyar liralık sabit yatırıma destek vereceğiz. 305 binin üzerinde ilave istihdamı kazandırmış olacağız.

TÜRK LİRASI DEĞER KAZANIYOR

Tüm sıkıntılara rağmen 2020 yılını 169, 5 milyar dolarlık ihracatla kapatarak program hedefini aştık. Kamu maliyesi tarafı da güçlü olduğumuz alanlardan biridir. Mali disiplinin korunmasına gösterdiğimiz özen sayesinde 2020 yılı bütçe açığını yüzde 3,6 civarında tuttuk.

2021 yılı bütçe açığı hedefimizi yüzde 3,5 olarak belirledik. Finansal piyasalar cephesinde pozitif bir görünüme sahiptir. Türk Lirası Dolara karşı yüzde 18, Avro’ya karşı yüzde 16 düzeyinde değer kazanarak gelişmekte olan ülkeler arasında en iyi performansı sağladı. TL değer kaybında değil, bakın değer kazanıyor. Merkezi yönetim borç stokumuz 173 milyar lira azaldı. Vatandaşlarımız da tasarruflarında yavaş yavaş Türk lirasına dönmeye başladı.

Son 3 aylık dönemde gerçek kişiler piyasaya 4 milyar dolara yakın döviz sattılar. Ülkemizin risk primi de düşüyor. Yurt dışındaki portföy yatırımcıların fininsal varlıklarımıza talebi güçlü seyrediyor. Ekonomide sorunlu alanları da biliyoruz. Serbest piyasa kurallarından taviz vermeksizin bu sorunların üzerine gidiyoruz. Gıda enflasyonu önümüzdeki en büyük tehditlerden biridir. Tarla veya fabrika, market arasındaki fiyat farklılıklarının ekonomik süreçlerle, izah edilmeye çalışılması milletimizle beraber bizi de rahatsız etmeye devam ediyor.

Gıda fiyatlarındaki oynaklığın azalacağını düşünüyoruz.

Üç beş aç gözlü tüccarın milletimizin ekmeğini, aşını zehir etmesine izin veremeyiz. Sıkıntının kaynağına indiğimizde kimi tüccarların aç gözlülüğü yanında uluslararası alanda gıda fiyatlarında yaşanan yükselişi, kuraklığı ve yapısal sorunların etkisini görüyoruz.

Özellikle uluslararası piyasalarda ayçiçeğinde, soya fasülyesinde, buğdayda fiyat artışları yaşandı. Avrupa ve Amerika’daki boş market görüntülerin sebeplerinden bir tanesi de budur. Hamdolsun Türkiye’de böyle görüntülerin ortaya çıkmasına müsaade etmedik. 22 milyar liralık destekle tarımsal üretimin kesintisiz devamını sağladık. Bitkisel üretim cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Tarımsal büyüme ve ihracatta da oldukça güzel gelişmeler yaşandı.

Çiftçilerimizin ekmeye, biçmeye, üretmeye devam etmeleri için onları artan girdi maliyetlerinden koruyacak tedbirleri lıyoruz. Gıda fiyatlarındaki oynaklığın azalacağını düşünüyoruz. Kuraklığın etkilerini, gıda fiyatlarındaki artışı yakından takip ediyoruz. Öncelikle gıdada piyasa gözetimi ve denetimini uygulayacağımızın altını çizmek istiyorum. Erken uyarı sistemi kurarak, hızlı ve etkin bir karar alma mekanizması oluşturacağız. Rekabet Kurulu’nu da etkin bir şekilde harekete geçireceğiz. Bu ancak özel sektörle işbirliği içinde yürüyecek bir süreçtir. Elbette piyasa dostu ve kalıcı adımlardan yanayız.

YÜZ YÜZE EĞİTİM AÇIKLAMASI

Köy okullarında 15 Şubat’ta eğitim öğretim yüz yüze başlayacak. Vakalar artarsa yeniden ara verilebilir. 8-12 sınıflar ile ve ilkokul ve özel eğitim kurumları için 1 Mart’tan itibaren eğitim kademeli şekilde başlayacak.

YORUM YAP

Subscribe
Bildir
guest

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments