SON DAKİKA

AB’ye gireceğiz derken toplum ahlakını kaybedeceğiz.

Bu haber 15 Haziran 2019 - 1:15 'de eklendi ve 6 kez görüntülendi.

Bugün basında acı ve korkunç bir haber okudum. Bir şahıs eşinin kızını taciz edip hamile bırakıyor. Bu kişiye baba diyemediğim için böyle bir yolu seçtim. Hayır yapmamıştır, olamaz derken şahsın itirafıyla iyi niyet hayallerim de suya düştü. Uzun uzun düşünme fırsatım oldu ve toplum olarak nereye gidiyoruz dedim kendi kendime… Evet, toplum olarak bozuluyoruz… Biz eskiden bu tür haberleri bu kadar sık duymazdık derken sağ tarafımdan kısık bir ses: “Eskiden basın-yayın bu kadar gelişmiş değildi” dedi. Ama eskiden millet mahkeme bilmez miydi diye cevabını da yapıştırdım. Evet toplum olarak boşanmaların, tacizlerin, tecavüzlerin, cinayetlerin arttığı bir dönemdeyiz. Siz bunlara ne sebep bulursanız bulun, kimi suçlarsanız suçlayın ancak hiç iyi bir yere gitmiyoruz… Mutlaka bunun bir çıkış noktası ve çözümü olmalı. Bunu bir şekilde önlemeliyiz. Hadi şahsın Allah korkusu yok diyelim kanundan da mı korkusu olmaz. Kanunlarımız neden caydırıcı değil… Neden idam etmekten korkuyoruz… Diyeceksiniz ki AB uyum yasalarından dolayı peki neden ABD’nin uymadığı yasalara biz uyuyoruz. Ya da AB’ye girebilecek miyiz ki? Bu konularda elbette ki vicdanlı ve duyarlı devlet büyüklerimiz devreye girip bu konuyu tekrar gündeme alacaktır diye umuyorum. Ancak ben bu konunun devlet tarafından çözüleceğine inanıp ülkemizin geleceği adına acil yapılması gerekenleri sıralamak istiyorum.

1- İdam ve hadım: Şahıs suçunu kabul etmiş ve toplumun kabul edemeyeceği ölçüde canı gibi koruması gereken ematine hıyanet etmişse mutlaka idamla ödüllendirilmelidir. Ödüllendirilmek diyorum çünkü bu türlü ruhların alacağı her türlü ceza eğer varsa vicdanı için bir ödüldür. Tecavüze uğrattığı şahıs 1. dereceden yakını değilse yine idam şart. Bu durumda madura caninin idam edilip edilmemesi sorulmalı eğer madur idam etmeyin derse mutlaka hadım edilmelidir. Ancak şu var ki tıbbi olarak ve şahitlerle tecavüzün %100 ortaya konması gerekir. Eğer hakim kesin kanaat getirememiş veya binde bir de olsa şüphe varsa duruma göre müebbet veya başka cezalar verilip idam ve hadımdan kaçınılmalıdır.

2- Eğitim: Toplum olarak yanlış eğitiliyoruz. Küçük yaşlarda çocuklarımıza yasak bölgeleri öğretmeye çalışıyoruz ve diyoruz ki biri senin yasak bölgene dokunduğu zaman bağıracaksın veya tepki göstereceksin. Evet bu güzel ancak eksik. Bunun kadar çocuklarımıza özellikle ergenliğe girdiği yıllarda başkasının yasak bölgelerine dokunmanın çok yanlış olduğunu da öğretmeliyiz.

Yeni evlenen çiftlere de mutlaka aile ve çocuk eğitimi verilmelidir. Bu eğitimi ise gerçekten uzman kişiler yapmalı ve mecburi olmalıdır. Bir çift evlendiklerinde çocuklarına karşı ne yapmalı ailesine karşı nasıl davranmalı öğrenmeli. Örneğin kendi çocukları dahi olsa yasak bölgelerine dokunmanın olumsuz sonuçlar doğuracağı anlatılmalıdır.

Bahsi geçen olayda çocuk eğer öğretmeni tarafından eğitilseydi, babası dahi olsa karşı koyabilir ve olaya daha önceden müdahale şansı olabilirdi.

Sonuç olarak bu olayların yüzde yüz önüne geçeriz demiyorum ancak 1 olayı bile engellesek kardır diye düşünüyorum.

  • Basın olarak da bu tür taciz, tecavüz ve cinayet haberlerinin ayrıntıya girilmeden, yer ve mekan bahsi geçmeden verilmesi kanısındayım.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Kimler Neler Demiş?

yorumunuz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir