Doğal Gazda Kademeli Tarife Çatlağı: Aynı İl, Farklı İklim, Aynı Limit Adaletsizlik Doğuruyor!
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) ve BOTAŞ tarafından Nisan ayı itibarıyla hayata geçirilen “Doğal Gazda Kademeli Tarife” uygulaması, Türkiye genelinde milyonlarca aboneyi yakından ilgilendiriyor.kış İl bazında son 5 yılın tüketim ortalamalarının %75 fazlası baz alınarak getirilen tüketim limitleri, faturasnı düşürmek isteyen vatandaşı tasarrufa zorlarken, büyük yüzölçümlü illerde ise tam bir “coğrafi piyangoya” dönüştü. İklim şartları ilçeden ilçeye dramatik şekilde değişen illerde, tek tip “il limiti” uygulanması Anayasa’nın eşitlik ve sosyal devlet ilkelerini tartışmaya açtı.

Sivas Örneği: Güney Tüketicisi Kârlı, Kuzey Donuyor ve Ödüyor!
Uygulamanın yarattığı adaletsizliğin en somut yaşandığı yerlerin başında Sivas geliyor. Sivas’ın en güneyinde yer alan, mikroklima iklim özelliklerine sahip ve görece daha ılıman kışlar geçiren Divriği ve Gürün ilçelerindeki aboneler, il için belirlenen ortalama limitlerin altında kalarak devlet desteğinden (Kademe-1) tam anlamıyla faydalanabiliyor.
Ancak aynı ilin en kuzeyinde yer alan, yüksek rakımlı ve kış aylarında Türkiye’nin en düşük sıcaklık rekorlarının kırıldığı Koyulhisar, Suşehri ve İmranlı ilçelerinde durum tam tersi. Bu ilçelerdeki vatandaşlar, hayatta kalabilmek ve evlerini asgari düzeyde ısıtabilmek için güneydeki komşularına göre katbeat daha fazla doğal gaz tüketmek zorunda kalıyor. İlçe bazlı bir ayrım yapılmadığı için, kuzeydeki vatandaşlar zorunlu tüketimlerinden ötürü “lüks tüketim yapıyormuş” muamelesi görerek doğrudan Kademe-2 tarifesine giriyor ve faturasını neredeyse iki katı zamlı ödüyor.
“Anayasa’nın Eşitlik İlkesine Aykırı”
Uzmanlara göre, coğrafi şartların getirdiği zorunlu ihtiyaç farklılıklarını görmezden gelerek Sivas Merkez, Divriği ve İmranlı’yı tek bir tüketim potasında eritmek, Anayasa’nın 10. maddesinde düzenlenen “Kanun Önünde Eşitlik” ilkesine açıkça aykırı. Ancak Bu yönetmeliğin hukuki olarak yasal olduğunu savunan bir kesim de var. Bu tartışmaların son bulması için yetkililerin bu konuda açıklama yapması bekleniyor.
Hukuki olarak, “Gerçe eşitlik, mutlak eşitlik değil, haklı nedenlerin varlığı halinde farklı kuralların uygulanmasıdır. Isınma zorunluluğu bir lüks değil, haktır. Coğrafi konumun cezasını vatandaşa kesmek Anayasa’nın ‘Sosyal Devlet’ ilkesini de zedeler”
Çözüm: “İlçe Bazlı” ya da “Rakım Bazlı” Limit
Vatandaşlar ve yerel yönetimler, enerji yönetiminin bu hatadan dönmesini talep ediyor. Çözüm olarak ise EPDK’nın toptancı “il limiti” modelinden vazgeçerek, meteorolojik veriler ışığında “ilçe bazlı” ya da ilçelerin deniz seviyesinden yüksekliğini esas alan “rakım bazlı” kademelendirme sistemine geçmesi gerektiği ifade ediliyor. Aksi takdirde, kışı sert geçiren Kuzey ilçelerindeki vatandaşlar, sadece coğrafi konumları nedeniyle her ay binlerce liralık haksız faturalarla karşı karşıya kalmaya devam edecek.
Bu nedenle eğer yeni bir düzenleme gelmezse vatandaşlar hem mağdur olacak hem de Anayasal eşitlik zedelenmiş olacak.

