ANALİZ HABER: Doğal Gazda Kademeli Tarife ve Bölgesel İhtiyaçlar: Sahadaki Çözüm Arayışları
ANKARA / SİVAS – Enerji piyasalarında sürdürülebilirliği sağlamak ve kaynakların verimli kullanılmasını teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen “Doğal Gazda Kademeli Tarife” uygulaması, Türkiye genelinde uygulanmaya devam ediyor. Vatandaşların bütçesini korumayı ve enerji tasarrufunu tabana yaymayı hedefleyen bu sistem, il bazındaki ortalama tüketim verilerini esas alıyor. Ancak Sivas gibi yüzölçümü büyük ve coğrafi çeşitliliği yüksek olan illerde, ilçe bazlı iklim farklılıkları yeni saha düzenlemelerine olan ihtiyacı da gözler önüne seriyor.
Sivas’ın yüksek rakımlı ilçelerinde kış şartları daha uzun ve yoğun geçebiliyor.Aynı İl Sınırlarında Farklı İklim Koşulları
Sivas coğrafyası incelendiğinde, güneyde yer alan Divriği ve Gürün gibi ilçelerin mikroklima özellikleri sayesinde kış aylarını daha ılıman geçirdiği görülüyor. Bu bölgelerdeki aboneler, il geneli için belirlenen Kademe-1 limitleri içinde rahatlıkla kalabilirken; ilin kuzeyinde ve oldukça yüksek rakımda yer alan Koyulhisar, Suşehri ve İmranlı gibi ilçelerde kış şartları çok daha çetin seyrediyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altına düştüğü bu kuzey ilçelerinde, vatandaşların ısınma amaçlı zorunlu gaz tüketimi doğal olarak artış gösteriyor. Bu durum, aynı il sınırları içinde yaşasalar da farklı iklim şartlarına maruz kalan tüketiciler arasında dönemsel bir fark oluşturuyor.
Dağıtım Şirketlerinin Zorlu Coğrafyadaki Büyük Fedakarlığı
Sistemdeki bu coğrafi ve teknik zorluklar tartışılırken, en büyük özveri ise enerjiyi evlere ulaştıran doğal gaz dağıtım şirketlerinden geliyor. Sivas’ın en ücra ve en soğuk noktalarına dahi kesintisiz ve güvenli gaz akışı sağlamak için şirketler, kış aylarında eksi 30 dereceleri bulan dondurucu soğuklarda, karla kaplı yollarda gece gündüz demeden mesai harcıyor. Hatların donmasını engellemek, basınç düşüşlerinin önüne geçmek ve vatandaşın kış günü mağdur olmaması adına yapılan bu altyapı yatırımları ve saha operasyonları, dağıtım şirketlerinin sisteme sunduğu en büyük fedakarlık olarak öne çıkıyor. Şirketler, kâr marjlarından ziyade arz güvenliğini önceliklendirerek bölge insanının ısınma hakkını güvence altında tutuyor.
Mevzuat Açısından “Hak Esaslı” Düzenleme Beklentisi
Hukukçular ve tüketici temsilcileri ise iyi niyetle hazırlanan bu tasarruf odaklı sistemin, Anayasa’nın “Sosyal Devlet” ve “Kanun Önünde Eşitlik” gibi temel ilkeleriyle tam uyumlu hale getirilmesi için esnetilebileceğine dikkat çekiyor. Anayasa’daki eşitlik ilkesinin, coğrafi şartları ve ihtiyaçları aynı olmayan kişilere durumlarına uygun esneklikler tanınmasını (nisbi eşitlik) da kapsadığını belirten uzmanlar; devletin asgari yaşam standartlarını koruma misyonu gereği bu sistemde küçük bir optimizasyona gidilebileceğini ifade ediyor.
Geliştirilebilir Çözüm: “İlçe veya Rakım Bazlı” Optimizasyon
Hem vatandaşın hem de sahada özveriyle çalışan dağıtım şirketlerinin haklarını koruyacak en makul çözümün, sistemin **”ilçe bazlı”** veya **”rakım esasına göre”** güncellenmesi olduğu belirtiliyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerinden yararlanılarak yapılacak küçük bir sistem optimizasyonu sayesinde, İmranlı gibi kışı sert geçen yerlerde Kademe-1 limitinin biraz daha esnetilmesi, sistemin adalet dengesini çok daha güçlü kılacaktır. Böylece tasarruf teşvik edilirken, coğrafi dezavantajların getirdiği yük de ortadan kaldırılmış olacak.
